Dogma Alares olarak “Next-Gen Consulting”i nasıl tanımlıyorsunuz? Bu yaklaşımın günümüz yöntemlerinden farkı nedir ve müşterilerinize bu doğrultuda hangi stratejik yönlendirmeleri sağlıyorsunuz?

Excel ve Powerpoint merkezli strateji danışmanlığının artık müşteri ihtiyaçlarını karşılamadığını görüyoruz. O yüzden teknolojinin ve müşteri deneyiminin, rekabeti yeni tanımlayan konular olduğunu gördük ve strateji danışmanlığını bunlara cevap verecek şekilde yeniden tanımladık. Geleneksel danışmanlık yöntemleri daha çok analiz ve raporlamaya dayalı öneriler sunarken, biz ‘analiz eden’, ‘tasarlayan’ ve ‘yapan/uygulayan’ bir firma oluşturmayı tercih ettik. Bu da bizleri prototiplemeye ve uygulanabilir çözümler üretmeye odaklıyor. Farklı yetkinlikteki insanları bir araya getirerek sektör uzmanlığını tasarım, teknoloji ve girişimcilik becerileriyle harmanlıyor, somut ve hızlı aksiyon alınabilir çözümler sunuyoruz. Müşterilerimize yalnızca stratejik analiz sağlamakla kalmıyor, kültürel direnç noktalarını tespit ederek şirketlerine özgü, hızlı adapte edilebilecek çözümler geliştiriyoruz.

Dogma Alares olarak Machine Learning, AI gibi dijital teknolojileri projelerinize nasıl dahil ediyorsunuz? Bu teknolojiler, müşterilerinizin operasyonlarında veya stratejik kararlarında ne gibi avantajlar yaratıyor?

Yapay Zeka endüstrilerin alışagelmiş değer zincirlerini, şirketlerin rekabetçiliğini sağlayan yetkinliklerini değiştirmeye başladı. Eskinin en değerli şirketlerinden birçoğu artık ortalamanın altında değer yaratıyor. Dogma Alares projelerinde Yapay Zeka genelde tartışmaların, tasarımın ve uygulamanın ayrılmaz bir parçası oldu. Her müşterimiz buna açık değil ama çoğunda artık bu konuların Yönetim Kurulu seviyesinde ciddiye alındığını görüyoruz.

Dogma Alares ekipleri, açık kaynaklı AI ve ML modellerini kullanarak hızlı ve etkili veri analizleri gerçekleştiriyor. Demokratikleşen bu teknolojiler sayesinde önceden uzun süren süreçleri kısa zamanda tamamlıyorlar.

Strateji danışmanlarıyla birlikte yaratılan en büyük sinerji, müşterilerimizin endüstrisindeki stratejileri ve operasyonları iyi bilmek ve Yapay Zeka mühendislerine değer yaratılacak alanları işaret etmek oluyor. Bu teknolojiler, müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırarak zaman ve maliyet tasarrufu sağlamanın yanı sıra, veriye dayalı karar mekanizmalarını güçlendirerek stratejik kararlarında önemli bir avantaj yaratıyor. Burada Yapay Zeka alanında prototip denemeleriyle yorulmuş müşteriler pratikte fayda sağlayan çözümleri görünce Dogma Alares ile tekrar çalışmak istiyorlar.

Dogma Alares olarak cloud-based, açık kaynaklı ve uygun maliyetli çözümler sunan “maker” teknoloji ekiplerinizle nasıl bir rekabet avantajı sağlıyorsunuz? Bu teknolojilerin müşterilerinizin dijital dönüşüm yolculuğundaki rolü nedir?

Dijital dönüşüm esasında geniş bir kavram. Şirketlerin dijital yatırımlarını arttırarak rekabet güçlerini de arttıracakları hipotezi çok da geçerli değil. Birçok müşterimizde dijitale yatırılan sermaye ve emeğin karşılığının alınmadığını görüyoruz.  

Dogma Alares’in hem tasarlayan hem de uygulamayı yapan ‘karma yetkinlikteki’ ekipleri, şirketin rekabetini arttıracak iş problemlerini tanımladıktan sonra o alanlarda çözümler geliştirmek için emek harcıyor. Bu projelerdeki genel yaklaşımımız küçük ve fayda sağlayan projeleri tasarlamak ve hayata geçirmek. Büyük, yavaş ilerleyen ve belirsiz faydalar sunan geleneksel büyük projeler yerine, kısa geliştirme döngüleri ile hızlı, esnek ve entegre çözümler üretiyoruz.

Dogma Alares, dijital dönüşümü yalnızca bir vizyon değil, hızla hayata geçirilen somut bir gerçeklik haline getiriyor.

 ● Dogma Alares, teknolojik gelişmelere ayak uydurmak ve müşterilerine en güncel çözümleri sunmak için ekibinin becerilerini nasıl geliştiriyor? Eğitim, iş birliği veya diğer yöntemlerle güncel kalmayı nasıl sağlıyorsunuz?

İnsan Kaynakları bölümün koordine ettiği geleneksel eğitim programlarının bugünün hızlı değişen yetkinliklerine çözüm olamayacağını düşünüyoruz. Bu yüzden sürekli öğrenmeyi temel alan bir kültür, karma-yetkinlikteki ekiplerin birbirinden öğrenmesi ve start-up firmalarıyla yakın ilişkide bir şirket yapısı bizim için daha güzel sonuçlar yaratıyor. Karma yetkinlikteki ekiplerin birbirlerini, diğerinin alanıyla ilgili en basit şekilde eğitmesi çok daha zihin açıcı oluyor. Birbirinden ve projedeki zor problemi çözerken öğrenmek, eski dönemin ‘sınıfta öğrenme’ stiline göre çok daha etkili. Ayrıca teknoloji ve tasarım dünyasının lider firmalarıyla iş birlikleri yaparak ekibimizin en güncel yöntemleri öğrenmesini sağlıyor ve bu deneyimi projelere taşıyoruz.

Deneyim paylaşımı oturumlarıyla da ekibimiz arasında bilgi aktarımını arttırıyoruz. Böylece ekibimizin bilgi derinliği ve pratik becerilerini sürekli olarak geliştiriyor ve müşterilerimize yenilikçi çözümler sunuyoruz.

 ● Dogma Alares’in işe alım sürecinin aşamaları nelerdir ve bu süreçte adaylardan hangi yetkinlikler, deneyimler veya şirket değerleriyle uyum açısından hangi kriterler beklenmektedir?

Burada iki prensibimiz var:

  • Doğru yetkinlikte ve mesleğe meraklı kişileri seçmek
  • Seçme sürecinde ayrımcılığı engellemek.

Sürecin ön kısmında standart testlerin sonuçlarına bakıyor, kabaca ‘makinaya’ güveniyoruz. Sonrasında işin içine insan faktörü giriyor. Hem genç hem de deneyimli kadrolar, başvuru yapan kişilerle görüşüyor ve herkesin eşit oyuyla bireyi değerlendiriyoruz. Dogma Alares’te işe alım süreci, hem analitik yetkinliklere hem de kültürel uyumun ölçülmesine odaklanır. Vaka çalışmaları aracılığıyla analitik düşünme, problem çözme, iletişim becerileri ve kültürel uyum detaylı bir şekilde değerlendirilir. Adayların Dogma Alares değerlerine uygunluğu da bu süreçte gözlemlenmeye çalışılır. Bu değerler arasında çözüm odaklılık, çok yönlü beceri geliştirme, öğrenmeye açıklık ve takım çalışmasına yatkınlık öne çıkar. Dogma Alares olarak işe alma sürecini çok ciddiye alıyor ve her yıl bu konuya yeni yaklaşımları ekliyoruz. Şirketin en büyük becerisinin doğru insanı seçme olduğunu söyleyebilirim.